26 Mayıs 2017 Cuma

Oysa Ki Caniçim..


Oysa henüz bize ait bir şarkımız bile yok Caniçim…
El ele yürüdüğümüz bir sokak, önünden geçip de gülümsediğimiz güzel bir manzaramız yok…
İzlediğimiz bir film, gittiğimiz bir sinema salonu, kayalıklarına oturup denizi izlediğimiz bir sahil, çay içtiğimiz bir çay bahçesi yok…

Oysa bize ait; ikimizi anlatan hiçbir şey yok Caniçim.
Bir resmimiz yok, herhangi bir mesajlaşmamız, uzun uzun konuşmuşluğumuz yok… Telefon rehberine kaydedebileceğimiz bir sıfatımız yok.
Yani aslında sen ve beni ortak bir paydada buluşturabilecek “Biz” kavramı yok.

Sormazlar mı insana? Madem ortak hiçbir şeyiniz yok; nasıl aşık oldun? Demezler mi insana; bu insan ne yaptı da sana; ondan kopamaz oldun? Sorarlar, sorarlar da bir cevap alamazlar… Neden biliyor musun?
Çünkü bazen hiçbir sebebi yoktur; biri gelir kalbinin en güzel yerine taht kuruverir. Biri gelir hayatını alt üst eder, dengeni bozar, neşeni alır yerine koskoca bir boşluk koyar… Biri gelir ve sen o geldiği için müthiş bir mutluluk duyarsın; deli gibi acı çekerken. Biri gelir; hiç gitmesin istersin… Biri gelir; gideceğini bile bile yine de seversin… Neden sevdiğini bilmezsin ama seversin. Körü körüne, bile bile; seni en ince yerinden sızlatacağını…

Bu yüzden söylerim hep Caniçim; “Aşk bir mantık hatasıdır.”

Aşk aptallıktır, aşk gözlerinin bu dünyadaki her insana kör, tek bir insana gökyüzü olmasıdır. Aşk bir kaybediştir, aşk yalvarıştır, yakarıştır, yanıştır en çok. Asla bir arada göremezsin gerçekten sevenleri; çünkü onların hikayeleri asla “Mutlu Son” ile bitmez. Mutlu son diye bir şey var mıdır? Aşıklar bunu bilmez. Hasreti bilir, acıyı bilir, cayır cayır yanarken içi gene de gülümsemeyi bilir. Kimse anlamasın diye gözlerini kaçırmayı, kimse duymasın diye daha kısık sesle konuşmasını bilir…

Aşk, biraz yaşanmışlıksa şayet, koskocaman bir yaşanmamışlıktır.

Oysa bizim bir hikayemiz bile yok Caniçim.
Oysa seninle beni “Biz” yapabilecek hiçbir sebep yok.
Oysa sen bambaşka bir dünyada inandıklarınla yaşarken; beni öylece bir kenara bırakıp gidebilirsin.
Oysa sen; canımı acıtmaktan hiç çekinmezmişsin. Oysa sen, benim gördüğüm gözlerdeki o insan değilmişsin. Oysa, oysa, oysa…
Bana yanıldığımı ispatlamaya çalışan kötü kalpli adamın tekisin.

Çok şeyin farkındayım; hiçbir şeyin farkında değilsin.
Çok şeyi sindirebilirim de; bu halini... Sanmıyorum!
Çok şeyden vazgeçerim de; kalbimde hissettiğimden…

Oysa Caniçim; ben bir adam tanımışım, kendi hayatına yön veren. Oysa ben bir adam tanımışım, yok saymayı çok iyi bilen. Oysa bir yalancı tanımışım; beni daha farklısına inandırmaya çalışan.

Oysa hissettiklerim bir hiçmiş senin için.
Ve hissettiklerin hevesmiş; hayatın için.

Canın sağolsun be…
Keşkelerime, oysalarımı da ekler; ben yoluma devam ederim.

Sen geç kalma Caniçim…